Yanyana - 210

Yanyana - 210 - Kaos GL Dergi

Yanyana - 210

Eylül-Ekim / 2026 | 52

Kaos GL'den

“Yan Yana” dosyamızla merhaba. Yargı paketlerine karşı kampanya sürecinde bir araya gelen iki yüzden fazla sivil toplum örgütünün mücadelesinden ve “Eşitlik İçin Yan Yana Platformu”ndan ilham alarak hazırladık bu dosyayı.

Önümüzdeki sayıda “Kültür”ü tartışacağız. Kültürün nasıl üretildiği, insanlığın vazgeçilmez parçası olan kültür ile cinsellik ve toplumsal cinsiyetin ilişkisini, kültürel değerlerin içerme ve dışlama stratejilerini konuşmak istiyoruz. Her zaman olduğu gibi katkılarınızı editor@kaosgl.org adresine bekliyoruz.

Gelelim elinizde tuttuğunuz sayıya. Dosyamız, yan yanalığın eşitlik ve özgürlük mücadelesindeki yerini hatırlatan ve nasıl yan yana olabileceğimiz sorusunun peşine düşen Çerçeve yazımızla başlıyor.

Dosyanın ilk yazısında Mesut Çeki, 9 Temmuz gecesi İstanbul’da, E-5 karayolu üzerinde bir iş cinayeti sonucu aramızdan ayrılan trans kadın moto kurye Merve Yılmazelli’yi ve moto kuryelerin neler yaşadıklarını anlatıyor: Kurye Merve için adalet!

Hemen ardından Can Yazar, Virginia Woolf ve Karl Marks’ı çapraz okuduğu yazısında yabancılaşma ve yakınlaşmayı tartışıyor. Öndercan Muti ise dünyada ve Türkiye’de doğurganlığı arttırmaya yönelik ve başarısızlığa mahkum aile politikalarını, LGBTİ+lara yönelik baskıları inceyen yazısında LGBTİ+ların haklarını savunan ve iyileştiren bir nüfus biliminin nasıl mümkün olduğunu örneklerle tartışıyor.

Psikolog Ecem Turgut, yan yanalığın gücünü hatırlatırken; Celal Gündoğdu “Biz neden yan yanayız” diye soruyor. Emir Okul, son dönemlerde mücadele içinde karşılaştıkları üzerinden nasıl bir yan yanalık sorusuna yanıt arıyor. Öykü Ay, toplumsal hareketler üzerinden yan yanalığın imkanları ve neden zorunlu olduğunu sorguluyor.

Bülent Küçükaslan ise, Holokost’un katlettiği Yahudi, Roman, eşcinsel ve sakatları hatırlatıyor ve uyarıyor: Zalimin iştahı kabardığında, zulüm çarkı bir kez dönmeye başladığında istisnasız herkesi ezer geçer.

Dosyamız Ali Can’ın dijital sansür çağında karşı kamuları tartıştığı yazısı ve Semiz’in vampir metaforuna patriyarka pencersinden baktığı yazısıyla devam ediyor.

Arzu Bulut, dosyamız için kaleme aldığı öyküsünde “açık saçık ama yan yana” diyor. Atlas Deniz, yan yanalığı sınırların ötesine taşırken; Nazlı Özkan sessizliğe alışıldığın dışında bir perspektiften bakıyor.

Dosyadışında ise 2025 Kadın Kadına Öykü Yarışması’nda ödüle layık görülen iki öykü yer alıyor. Yağmur Seçkin ve Badem’in öyküleri sizlerle…

Bir sonraki sayımızda görüşene kadar, umutlu günler dileriz…

İçindekiler:

  • ÇERÇEVE: Yan yana durmak yeter mi?
  • Kurye Merve için adalet: Bir kask çemberinin anlattıkları
  • Yabancılaşma ve yakınlaşma: Yeni siyasal imkânlar
  • Yeni eski aile vizyonu ve demografik cadı avı
  • Öyle zamanda böyle karşılaşmalar
  • Yan yana olmanın psikolojik gücü
  • Biz neden yan yanayız?
  • Hangi yan yana?
  • Umum
  • Temasın politikası
  • Ya hep beraber ya hiç birimiz
  • Dijital sansür çağında karşı kamular
  • Patriyarkanın boynundaki diş izleri
  • Açık saçık ama yan yana
  • Sınırların ötesinde aynı “Sofra’da” yan yana var olmak
  • Yan yanalığın performansı: Sessizlikte birlikte kalabilmek
  • Otobüs
  • Can'dan Canan'a Kenan Diyarında