Kaos GL #95

Temmuz-Ağustos, 2007

1 Temmuz’da Türkiye eşcinsel hareketi bir düşe inandı. İstiklal Caddesi’nde yüzlerce eşcinsel "biz varız" dedi. Orda bulunan herkes olan bitene, yanı başında ilk kez gördüğü yüzlere, gözlerine inanamadı. Yürüyüş sonrasında gelen tepkiler de her şeyin "düş gibi" olduğunu söylüyordu. Gerçek değilmiş gibiydi akan kalabalık; o birliktelik ve coşku. İlerleyen sayfalarda da okuyacaksınız; Lambdaistanbul’dan Yeşim geçen yıllardaki gibi azıcık olmaktan korktuğunu söyleyip "Ama Taksim’de o kalabalığı görünce ’evet, şimdi başardık’ dedim" diyor.

Evet, şimdi başardık. Kaos GL ve Lambdaistanbul 12 seneyi bulan örgütlenmeleri içinde bu kalabalığı görmemişti. Peki, ne oldu da sene 2007’de bu ’düş’ görüldü? Aslında yanıtı çok basit. Bu iki örgüt 2000’li yıllardan itibaren rotalarını dedikodulardan uzakta, görünür işlere doğru çizdiler. Yıllarca reddettikleri medya, devlet gibi kurumlarla savaşmayı bırakıp, dillerini çözerek onları içeriden dönüştürmeye çalıştılar. Sivil toplum örgütleri birkaç kadın örgütünden başka örgütler de demek oldu. Dahası yerel keşfedildi. Mesela, geçtiğimiz sene Sivil Toplumu Geliştirme Merkezi desteğiyle gerçekleştirdiğimiz "LGBTT Ağı" toplantıları MorEl Eskişehir, Kaos GL İzmir ve Kaosist gibi yeni örgütlenmeleri doğurdu. Antalya Gökkuşağı yeniden bir araya gelip çalışmalarına başladı. Kaos GL’nin 15 Temmuz 2005’te derneğe dönüşmesi eşcinsellerin de dernek kurabileceğini gösterdi. Bu arada, transeksüel örgütlenmesi kendi yolunu çizerek Bursa’da Gökkuşağı, Ankara’da Pembe Hayat derneklerini yarattı. Türkiye’nin ilk resmi öğrenci kulübü Bilgi Gökkuşağı üniversitelerde de olduğumuzu hatırlattı. Homofobi Karşıtı Buluşma, Kaos GL dergisinin tüm Türkiye’de satılıyor olması, İnsan Hakları İzleme ve Hukuk Komitesi’nin kurulması, Kaos GL yerel eşcinsel medya ağı, Pembe Hayat’ın her türlü ayrımcılığa karşı yaptığı basın açıklamaları, 1 Mayıslar ve 8 Martlar... Hepsi bir araya geldi ve bu enerji ’Onur Yürüyüşü’nü doğurdu.

1 Temmuz’da Lambdaistanbul ve Kaos GL’nin yanında yürüyen kalabalıkta başka şehirlerden ve ülkelerden gelen pek çok kişi vardı. Yol kenarında izleyen eşcinseller işte bu kalabalığa büyülenip de girdi korteje. Yoksa, yıllardır yaptıkları gibi, izlemekle kalacaktı var oluşları.

1 Temmuz bize Türkiye’de görünür olmanın ve örgütlenmenin önemini etkileyici bir biçimde gösterdi. ’Yüzümüzü ne kadar çok gösteriyor ve yeni sözler söyleyebiliyorsak o kadar çoğalıyoruz’u kanıtladı.

Ve bir zaman sonra yürüyüşün görüntülerini engelleyen RTÜK de bu gücü fark edecek. O değişmese bile medya onu değiştirecek. ’Hormonlu Domates’ ödüllerinin sahipleri ödül almaya o alana gelecek ve özür dileyecekler. Yasalar çıkarılırken eşcinsellerin ne söyleyeceği ve nasıl tepki vereceği sorulup karar bir kez daha düşünülecek. Kulağa komik geliyor olabilir ama bunlar olacak. Yorulmadığımız, yeni cümleler ve sesler yaratabildiğimiz, birbirimizi çamurlamadığımız, birlikte olduğumuz sürece bunları biz de göreceğiz. Hiç değilse ben buna inanmak istiyorum.

Hrant Dink söylemişti, kolay olmayacak bu sene, demişti. Sokaklarda tacize uğradığımız yetmiyormuş gibi keyfi göz altına almalar, dövülmeler, öldürülmeler sürüp gidiyor. Hemen her hafta yeni bir kanun çıkarılıyor ya da uyduruluyor ve etrafımızdaki çember gittikçe, daha çok daralıyor. Gittiğimiz mekanlar basılıyor, içeride parmaklar dışarıda coplar bizi işaret ediyor. Örgütlenme hakkımız "ahlaksız" bulunup engellenmeğe çalışılıyor. İnatla tarih yazmaya çalışanlar inatla görmezden, duymazdan geliniyorlar. Hiçbir şey kolay gitmiyor. Bize de bu gerekiyor ama. Yoksa nasıl olur da Kaos GL Homofobi Karşıtı Buluşma’yı, Lambdaistanbul da o görkemli Onur Yürüyüşü’nü yapardı?

"Eşcinseller, kendinden olmayanın, kendi gibi olmayanın bakışını kendi gözünden silip atmadıkça, kendine kendi gözüyle bakmadıkça kurtulmak şöyle dursun, kendini tanıyamayacak bile..." demişti Bilge Karasu. Gözlerimizi, dilimizi, içimizi temizleme vakti o zaman!

’Yalnızlık’ konulu gelecek sayıda görüşünceye dek iyi temizlikler. 

İçindekiler

  • Telemadiler
  • II. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma
  • Yan yana durmak
  • yüzümüzü gösterebilsek
  • Onur Yürüyüşü
  • Aç-Kapa, ahlaksızlığa yerimiz var mı?
  • E-Dergi, BEaRGİ
  • Alternatif-NASIL İYİ ÇIKMIŞ MIYIM?
  • Renkli Kutu-Renkli Hayatlar
  • Manşet- "ben" yokum!
  • kezban’dan yüce sezen’e, türkiyeli eşcinsellerin sözlüğü: homoloji
  • Okul - Eşcinsel öğrenciler, toplumal ahlakımız ve ODTÜ kriterleri
  • Orada - Onlara göre "kanınıza günah girmiş"
  • AŞK- Yaz Geçer İyi Gelir Sözcükler
  • Erovizyon
  • Kült Filmler
  • Eko- Antony Hegarty
  • Kreşendo- Tori Amos
  • Kaos GL’den
  • LGBT Öykü
  • Kitap
  • sinema
  • müzik
  • video, kaset
  • Hoş Sohbet
  • Posta Kutusu
  • LGBT Gündem