Kaos GL #11

Temmuz-Ağustos, 1995

Güneşin yakıcılığının ve selin yıkıcılığının birbirine karıştığı, içinde bulunduğumuz bu yaz ortasında heyecan ve hüzün yine birlikte. Neyin, nerden ve ne zaman geleceğinin hiç belli olmadığı bir süreçte heyecanımız ve inancımız artıyor.

Heteroseksist ve kapitalist toplumun insanının birer ideolojik esir olduğundan kuşku yok. Kendi varlığının meşruiyeti ve sürekliliği için insanların ideolojik köleliğine ihtiyacı olan devlet, gerektiğinde yasal fizik teröre de pervasızca başvurmaktan çekinmiyor. Yeni dünya düzeninin liberal yalanlarına ikna olmayan insanlar, isterlerse yapabileceklerini de görüyorlar. Los Angeles şenliklerinin çoktan unutulduğu bir aşamada Fransa’da, Türkiye’de, Birleşik Krallık’ta arkası arkasına gelen ezilenlerin isyanı heyecanımızı ve inancımızı körüklüyor. Devletin ne olduğuna ve nerde olduğuna dair insanların merakını yine doğrudan devletin kendisi gideriyor. Resmi ve gayri resmi bütün kanallarıyla saldırıyor. Güya devletten bağımsızmış gibi davranan alanlar bile ezilenlere karşı ve ideolojik köleliğin devamı için büyük bir hızla ve açıkça bir araya gelerek devletle kol kola girebiliyorlar. Bu durumda bize düşen, tıbbından medyasına, askerinden polisine birer terör kanalı olan alanların aynı bütünün parçaları, Devletin kolları olduğunu görmek, görebilmek olmalı.

Bütün ezilenler için olduğu gibi biz kadın ve erkek eşcinseller için de bir hapishane olan heteroseksist toplum, barbarlık ve pislik içinde boğulurken kendimizi nasıl koruyacağız? Kadın ve erkek eşcinsellerin beynini ve ruhunu parçalayan heteroseksüel erkek egemen ideolojiye karşı ivedi ve ertelenemez mücadelemizi geliştirmeli ve yaymalıyız. Gelmesini istediğimiz kaosun bize rağmen değil bizim, tüm ezilen insanların yaratısı olacağını ve varolan kargaşa ile uzaktan yakından alakası olmadığını bilmek gerekiyor. Önce Yahudiler götürülmüştü. Sıranın bize de geleceğini biliyoruz ve seyirci kalmayacağız!

Başkentin göbeğinde (Konur Sokak) sivil faşistler, sırf uzun saçlı oldukları için heteroseksüel çocuklara saldırdı. 

%99’u müslüman olan(!) bir ülkede ateist olduğunu söylemekle kalmayıp, kendi düşündüğü herşeyi korkmadan söyleyebilen büyük yazar Aziz Nesin’i kaybettik.

Bilge Karasu öldü! Eğer ölümünden sonra yayınlanacak bir kitap ya da mektup bırakmadıysa, heteroseksüel dünya onu sadece felsefeci ve yazar olarak bilecek. Ama o, kedilerine ve partnerlerine hiç yalan söylemedi.

Gerçekten yetkin bu iki insanı saygıyla anıyoruz. 

Evrensel gazetesinin artık sadece adı evrensel! Eşcinsel ve travestilerle ilgili ve diğer haberlerde bizi şaşırtarak küfretmeyen, aşağılamayan bu gazete bir parçalanma yaşadı. Basına duyduğumuz tiksinti ve nefretin dışında kalabilen bu gazeteye gerçekten yazık oldu.

Kaos GL İstanbul’da Mephisto’da (İstiklal Caddesi) satılıyor. Ankara’da Dost (Konur Sokak) ve Arkadaş (Mithatpaşa Caddesi)’ta satılıyor. 

Amblemimizi bulduk! Tanışmak için 13. sayımızı bekleyin. 

İçindekiler

  • YAŞAMIN İÇİNDEN KARTPOSTALLAR...
  • BULMACA
  • KAOS GL nasıl bir dergi?
  • Kaos GL’den
  • NELER OLUYOR?
  • MEMUR
  • AVUSTRALYA