Kaos GL #155

Temmuz-Ağustos, 2017

Kaos GL’den 

Heteroseksizm kelimesinin ilk kez ne zaman kullanılmaya başlandığına dair tartışmalar 1970’lerin ilk yarısında -eşcinsel özgürlük hareketlerinin yükseliş dönemi- uzlaşmakta. Kavramın yaratıcısı ise ABD’li homofili örgütü “The Mattachine Society” aktivisti Craig Rodwell. Rodwell hükümet destekli bir ayrımcılığı karşılamak için kullanılmış olsa da kavramı, sayıya ismini veren dersimiz “Heteroseksizm Eleştirisi ve Alternatif Politikalar” hem bu anlamı genişleterek hem de kurumların öznel heteroseksizm üretim araçlarına odaklanarak konuyu tartışmaya açmayı seçti.

Dersin isminin ne olacağınaın tartışıldığı dönemde ilk akla gelenler “Homofobi”, “Ayrımcılık”, “LGBTİ Kavramlar” oldu. Ancak maruz kaldığımız baskı rejimlerine karşı “Homofobi”nin ve elbette içinde “Ayrımcılık” geçen bir ders isminin de açıklayıcı kuvvetine inanmakla birlikte bu ifadelerin bireyselleştirici kavrayışı ya da LGBTİ kavramlar diyerek zamandan ve mekandan bağımsızmışçasına bir dizi kavramı “açıklamaya” girişmenin, dert edindiğimiz mevzuları kavramaya yetmeyeceğini düşündük.

İlk olarak 2014 yılında Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Bölümü’nde vermeye başladığımız bu derste üçüncü yılı tamamladık. Her geçen yıl geliştirdiğimiz programın son yılında çalıştığımız konular şöyleydi; heteroseksüelliğin tek değerli-doğal bir cinsel yönelim olarak ele alınması, bunun sosyo-politik yapı ve kurumlar aracılığıyla istihdamda yarattığı adaletsizlik, sistematik olarak LGBTİ’lerin emek süreçlerinin nasıl dışında bırakıldığı, tıbbın ideolojisi ve bu ideolojinin hangi bedenleri ve edimleri tarihsel olarak, nasıl marjinalleştirip sağlık sistemlerinin dışında bırakışı, eğitim sisteminin örgütlenişindeki heteroseksizmi üreten eğitim içi ve eğitim dışı araçlarının neler olduğu, geç Osmanlı ve erken dönem cumhuriyet tartışmalarından filizlenerek günümüze gelen ideolojilerin –Muhafazakarlık, Milliyetçilik, Liberalizm- beden kurguları, öjenizm ve bu ideolojilerin meşru cinsellikleri üretmek için ne tür cezalandırma ya da teşvik yöntemleri, hukukun bu süreçlerdeki işlevi.

Öğrenciler ders esnasında bu kurumların çalışanlarıyla ve bu kurumlar ile bir şekilde ilişkileri olan kişilerle, çeşitli görüşmeler gerçekleştirdiler. Genellikle kurumlarının heteroseksizmi nasıl yeniden ürettiğini açık eden çalışanlar söyleşilerinin yayınlanmasını istemedi ya da isim değişikliği talep etti. Ancak bu konular üzerine konuşmaya başlıyor olmak bile bizler için oldukça umut verici.

Bu bağlamda Didem Doğan, Özge Özdemir, Berfin Balık, Berkay Erdoğan, Damla Uslu, Hasret Kur, İlay Öz, Özlem Arslan, Meryem Bacak ve Nihal Çarıkçı çeşitli söyleşiler gerçekleştirdi.

Geçtiğimiz sayıda başladığımız “Çocuk” dosyamız bu sayıda da devam etti. Kıbrıs’ın kuzeyinden Semen Yönsel Saygun, sınıflara gökkuşağını nasıl sokabileceğimizi yazdı.

Arzu Tatlı ve Bora Şahinkara’nın eşitlikçi küçük kara balıkların diyarı, Yedi İklim Erken Çocukluk Öğrenme Merkezi ile röportajlarını bu sayıda okuyabilirsiniz. Burcu Yamaner geçtiğimiz sayıda başlattığımız LGBTİ+ çocuklar tartışmasına “Junior Gökkuşağı” yazısıyla devam ediyor. Bu sayıda okuyabileceğiniz diğer “Çocuk” yazıları ise Dilek Vural’ın Küçük Feministin Kitabı incelemesi, Kemal İnal’ın kafamızdaki çocukluğu tartıştığı makalesi ve Çayan Azadi’nin Liseli LGBTİ deneyimini aktardığı tanıklığı.

Kapak ve Umum’da çalışmaları yer alan Ceren Saner’e ve katkıları için bütün yazarlara teşekkürler!

Eylül-Ekim dosyamız “Ahval” temasıyla ülke gündeminin toplumsal hareketlere olan etkisini farklı alanlar üzerinden değerlendiriyor olacak. Katkılarınızı 5 Ağustos’a kadar bekliyoruz.

Keyifli okumalar!

Aylime Aslı Demir & Yıldız Tar

    

İçindekiler

  • Sınıfımıza Gökkuşağının Bütün Renklerini Sokmanın Zamanıdır
  • Eşitlikçi Küçük Kara Balıkların Diyarı
  • Junior Gökkuşağı
  • Küçük Feministin Kitabı
  • Kafamızdaki Çocukluk
  • Çocuk LGBTİ olmak
  • “LGBTİ’lerin Neşesiyle Aşık Atabilecek Bir Akıl Yok!”
  • “Olayı Bir Araştıralım. Doğruluğu Ne Kadar?”
  • LGBTİ News Turkey: LGBTİ Gündemli Çevirilerimiz Kaynak Oluşturuyor…
  • “Mizah, İktidar Kavramını Toplumu Yenmeden Tek Başına Yok Edemez”
  • “Edebiyat, İnsanların Stereotiplere Bağlı Olmadığını Gösterir”
  • “Bıktık Artık Bu Mr.&Mrs. Brown’lardan”
  • İslami Feminizm Üzerine…
  • “Nasıl Ya? Bir Erkek Nasıl Et Yemez? Salata Mı Yiyorsun?”
  • “Birlikte Olduğumuzda Her Alanda Kazanabiliriz”
  • Jinekoloji ve Obstetrik: Kritik-Klinik Fragmanlar