Karşı Lig?de Türcülük Karşıtlığının Gelişimi

Gizem Ünveren & Kadim Fırat

Say: 158, Sayfa: 42-44

Bu yazı, Karşı Lig’in kurulduğu günden bu yana, içinde yer alan takım ve bireylerin yeşil sahalarda türcülüğe karşı mücadele alanında pratik ve söylemsel dönüşümüyle ilgileniyor. Bir alan deneyimi olması itibariyle beyaz sayfalara taşıma ihtiyacı duyduk.

Karşı Lig nedir?

Karşı Lig, Gezi’nin devamı diyebileceğimiz mahalle dayanışmaları ve park forumlarında karşılaşan aktivistler tarafından 2014 yılı Mart ayında kuruldu. Lig’in kuruluş parolası şöyleydi: “Endüstriyel futbola, ırkçılığa, milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe, her türlü nefret söylemi ve ayrımcılığa KARŞI LİG”.

5 sezondur devam eden, ortalama 16 takımdan oluşan, her takımın kadrosunda 20-25 oyuncu barındırdığı bir ligin öyküsü bu.

Farklılığı derinlik, çeşitliliği zenginlik olarak gören, birlikte üreterek, değişip dönüşen Gezi isyanı esintisinden yola çıkan bu yeni algı neden sahalarda da denenmesin? Neden futbol bir erkeklik alanı olmaktan sıyrılıp, her kimliğin birlikte oynayarak renklendirdiği başka bir alana dönüşmesin? Ve neden Karşı Lig hiyerarşik düzlemin yarattığı sıkıntılardan mustarip olan herkesin kürsüsü olmasın?

Konsepti olan, sıkıntısı olan, egemenlerin dayattığı politikalardan ve yaşam tarzından sıtkı sıyrılan 13 takım bir araya geldi ve lig formatında bir organizasyon kurdu. Ona can suyu verdi. Vegan Spor da bu suyu taşıyan takımlardan biri oldu.

Veganlar Karşı Lig’de

Hayvan özgürlüğü için yapılan eylemlerde, kampanyalarda bir araya gelmiş ve internet üzerinden diyaloğu hızlandırmış bir grup insan spor yapma, futbol oynama üzerinden Vegan Spor’u kurdu. Türlerin eşitliğine inanan ve bu uğurda çaba harcayan Vegan Spor’un bağlamı Lig’de yer alan diğer takım ve bireyler için yeni diyebileceğimiz bir durumdu. Lig başlamadan ortak toplantılarda bir araya gelindiğinde pek çok insan yeni bir söylem ve düşünüş ile karşı karşıya bulunduğunu fark etti.

Gerçi Lig’in pek çok üyesi türcülüğe karşı mücadele eden insanlarla Gezi isyanında, park forumlarında, etkinliklerde, dayanışma ve işgal evlerinde tanışmışlardı fakat mesafe şimdi daha da azalmıştı.

Cumhuriyet Gazetesi röportajına yansıyanlar

Karşı Lig kurulma aşamasında iken, Cumhuriyet gazetesi ile yapılan röportajda (Mart 2014) Vegan Spor’dan arkadaşların kendilerini anlatma hikayesi dikkat çekiciydi. Kısacası şöyleydi. Röportajdan aktaralım:

“Topumuz deri olmayacak değil mi? Bize ters olur çünkü” diyor Vegan Spor?dan biri. Ne de olsa o hayvansal hiçbir ürün tüketmiyor. Bir şaşkınlık oluyor masada. “Biz nasıl topla oynuyoruz, ben hiç düşünmemiştim!” diyor biri. Diğeri ötekine dönüyor: “Tamam, deri olmayan toplar alırız” denilerek çözülüyor sorun.

Vegan Spor temsilcisi devam ediyor: Türkiye?de veganlar 3-5 yıldır biliniyor. Bir vegan olarak eylemlere katıldığımızda bize çevreden “Siz et yemiyorsunuz, süt içmiyorsunuz, güçsüzsünüz, zayıfsınız” diye laf atıyorlar. Hakir görüyorlar. Hatta erkekliğimize kadar laf söylüyorlar. Altı aydır bir takımımız var. Güçsüz olmadığımızı kanıtlamak için, futbol ve voleybol maçları, atletizm, koşu yapıyoruz. Karşı Lig bizim için bir fırsat oldu, veganların güçsüz olmadığını, kuvvetli olduğunu, hatta etoburlardan daha güçlü olduğunu ispatlamak istiyoruz. 17 erkek, bir kadından oluşuyor takımımız. Ama iki kadın daha eklenecek.

Karşı Lig’de oynayan vegan olmayan başka bir oyuncu: Vegan arkadaşların ne düşündüğüne ilişkin sağda solda okumak başka, bir araya gelip yorumlarına tanık olmak çok başka. Konuşup, ortak akıl geliştirmek çok önemli.

Röportaj esnasında Vegan Spor temsilcisinin dile getirdiği bazı argümanların şaşkınlık yaratması, gizlenemez bir duyguyu ifade etmesi anlamında önemliydi. Vegan olmayanların yeni bir düşünce biçimi ile karşı karşıya kaldığını, kurulan temasın yeni bir dil öğrenmek zorunluluğu yarattığını fark ettirdi. Elbette rekabet anlamında kullanılan sözler, “Et yiyenlerden güçlüyüz” anlamına gelen vurgular, kurulan erkeklik-güç ilişkisi anlamlı değildi. Karşı Lig’in varlığı rekabet ve kazanma hırsına, güçlülüğün üstün kabul edildiği bir yaklaşıma karşıydı.

Vegan Spor Kendini Tanıtıyor

Karşı Lig’de bulunan her takım, konsepti bağlamında kendini hem lig iletişim kanallarında hem de ligin sosyal medya araçlarında yazılı şekilde tanıtıyordu. Veganspor şunları öne çıkardı:

Vegan Spor?un varoluşu, bir nevi hayvanlar için hissettiğimiz duygular vesilesiyle, hayvanlara davranış biçimlerinin etik olmadığı gerçeği ile hayvanların mal/kaynak olmadığı fikrinin kavranması sonrası kalplerin ve etik duruşların bir şekilde buluşması şeklinde oldu.

Ortak tarihi, geçmişi olmayan insanların vegan-vejetaryen oluşları ile toplanıp futbol takımı kurup Karşı Lig?e katılmaları hayvan özgürlük mücadelesi anlamında da güzel bir adım oldu.

Vegan Spor, hayvan-insan ayrımı yapmadan yaşamaya çalışan insanların kurduğu bir takımdır... Vegan Spor; özgürlüğü tabağında, çatalında, kaşığında, bardağında; kurduğu her ilişkide sorgulamaktır... Varlığını diğer canlılara öldürme ve sömürme meşrutiyeti görmeyenlerin takımıdır Vegan Spor. "Hayvanları değil, kapitalizmi ve hayvanları mal/kaynak gören on binlerce senelik anlayışı bitirelim!" demektir Vegan Spor.

 

Yaşasın Türlerin Özgürlüğü! diye biten manifestoları Lig’in diğer bireyleri üzerinde etki bıraktı. Daha fazla insan kendi bulunduğu yeri sorgular oldu ve bu konuda düşünmek zorunda kaldı. Vegan Spor Karşı Lig’e hayvan özgürlüğü mücadelesi ile yakın temas kurulması açısından eşik atlattı dersek abartmış olmayız.

Lig’in 1. Sezonu sonunda yapılan sorumluluk projesi olan Çocuk Şenliğinde mutfağın sadece vegan yiyeceklerden oluşması -ki yiyecekler mükemmeldi- Lig’in birkaç ay içinde veganlığa ve türcülük karşıtlığına alan açtığının göstergesiydi. Elbette hırgür yok değildi. Vegan düşünce ile alay eden, durumu idrak edemeyen, tartışmalardan ya da sert geçen müsabakalardan sonra facebook sayfalarında mangal resimleri paylaşan, bitkilerin canı yok mu diye soran, Vegan Sporun maç kazanamamasını et yememeye bağlayanlar da vardı. Ama Lig, veganlığı ve türcülük karşıtı söylemleri öne çıkarma eğilimindeydi. Sezon sonunda yapılan Çocuk Şenliğinde, türcülük karşıtı şarkılardan oluşan bir müzik dinletisinin yapılması ligin zenginliğini tesciller nitelikteydi. Ve arayışa kapalı olmadığını gösteriyordu.

Şenlik ilanı şöyle bağlanmıştı:

Şimdi sıra çocuklarda!
Yarın (14 Haziran 2014) saat 15.00 - 19.00 arası Karşı Lig Çocuk Şenliği?ni unutmayalım. Çocuklar için ihtiyaç listesi:
Ev yapımı limonata, ev yapımı meyve suyu, yiyecek (çocukların sömürüsüz bir mutfağın ve dolayısıyla dünyanın mümkün olduğunu tadarak görmelerini sağlamak için vegan olmasına özen gösterelim.)

İkinci Sezon

Lig 16 takımdan oluştu. Vegan Spor’da dalgalanmalar oldu. Hayvan özgürlüğü meselesine bakışta farklı yaklaşımlar ve yöntem sorunu konusunda takım içi tartışmalar boy gösterdi. Kaybedilen maçlar nedeniyle kadro yenilendi, vegan olmayan “iyi futbolcular” takıma davet edildi. Maçlar kazanıldı ama konsept dağıldı. Takım içinde gerilimler arttı. Bir topluluk olma nosyonu hızlıca yitirildi. Vegan Spor sezon sonunda Karşı Lig’den ayrıldı. Bazı takım ve bireyler Vegan Spor’un ligden ayrılmaması yönünde çaba harcadılar fakat çabalar karşılıksız kaldı.

Osman Evcan’a Özgürlük

Anarşist vegan tutsak Osman Evcan’a uygulanan navegan beslenme dayatması Evcan’ı çeşitli dönemlerde açlık grevi eylemi başlatmak zorunda bıraktı, Karşı Lig de Osman Evcan’ın hak talebi için kamuoyu oluşmaya yöneltti, pankartlar hazırlandı, basın açıklaması yapıldı. Evcan üzerindeki ablukanın dağıtılmasına çalışıldı.

Çeşitli Çalışmalar

Kısırkaya toplama kampına itiraz edildi, eylemler, duyarlılık faaliyetleri örgütlendi. Adalarda ‘faytona binme’ kampanyasına destek olundu, etkinlikler yapıldı. Sokakta yaşayan hayvanların kışın soğukta donmaması sağlandı. Yazın sıcaklarda hayvanların susuzluk sorununun çözülmesi gibi etkinlikler yapıldı. Ligdeki bazı takımlar kedi evi atölyeleri yaptı ve yapılan evler caddelere sokaklara yerleştirildi. Hayvan özgürlüğü için yapılan eylemlere, etkinliklere, bilinçlendirme çalışmalarına destek verildi.

Lig’de Vegan ve Vejetaryenler Artıyor

Ligin kuruluşunda yer almış, insanmerkezci bakışın yetersizliğini anlamış, türlerin eşitliği üzerine düşünmüş, çeşitli eylem ve basın açıklamalarına katılmış, vegan toplaşmalarda bulunmuş bir dizi insan, zamanla hayvan özgürlüğü mücadelesinde taraf oldular.

Bu çabalar tartışmalarda, takımların kendi iç ilişkilerinde, birlikte paylaşılan alanlarda türcülüğe dikkat çekilmesine neden oldu. Bu bireyler hayvansal ürün tüketilmemesi konusunda açık tutum aldılar. Bilgilendirici girişimlerde bulunmaya çalıştılar.

Karşı Lig 4. Sezon sonu değerlendirme toplantısında, yapılacak beachvoleybol turnuvasında kahvaltının vegan olması yönünde teklif sunuldu. Teklif kabul edildi ve Lig’de futbol oynayan iki vegan kahvaltının hazırlık aşamasını üstlendiler.

Karşı Lig Manifestosuna Türcülük Maddesi Ekleniyor

Yazının başında kuruluş parolasını aktarmıştık. Karşı Lig Manifestosu, Ekim 2017’de Lig’in ortak kararı ile güncellendi. “Endüstriyel futbola, ırkçılığa, milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe, türcülüğeher türlü nefret söylemi ve ayrımcılığa KARŞI LİG” olarak revize edildi.

Hayvanların Hakları Vardır!

1 Kasım 2017 Dünya Vegan günü bağlamında Lig’in 4.Haftası “Hayvanların Hakları Vardır” çalışmasına ayrıldı. Haftanın konusu hayvan özgürlüğü idi. Hafta boyunca sosyal medya hesaplarından çeşitli bilgilendirici yazılar yayınlandı. Basın bülteni yazılıp, gazetelerde, internet sitelerinde ve sosyal mecralarda yayınlandı. Maç günü basın açıklaması yapıldı. Kimi takımlar türcülüğe karşı pankartlar açtılar, dövizler hazırladılar.

Bugün 5. Sezonunu oynadığımız Karşı Lig’de bir grup vegan, vejetaryen ve hayvan haklarına duyarlılık düzeyi birbirinden farklı bir grubun varlığından söz edebiliriz. Ağırlıklı olarak bu grup hayvan özgürlüğü ve türcülük karşıtlığı mücadelesini ilerletmektedir. Her mücadele ayrımcılık ve eşitsizlikler noktasında ortaklıklar barındırmaktadır. Çoklu bileşenli, birbirinden farklı hassasiyetlere ve renklere sahip Karşı Lig birey ve takımlarının sürekli etkileşim içinde birbirini beslemesi, dönüştürmesi ve alanları büyütmesi kanımızca çok önemlidir.

Gerek Lig içinde gerekse kamuoyunda hayvan özgürlük mücadelesi konusunda duyarlılığın ve bilincin artırılmasına yönelik çalışmalara devam edileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.