Queer Pedagoji - 135

"Dünya queer bir pedagojinin üstlenilmesine hiç bugünkü kadar ihtiyaç duymamış ve uygun olmamıştı." - Donald E. Hall 

Eleştirel pedagojinin içinden doğan ve Türkiye’de bir hayli ihmal edilen queer pedagojinin olanaklarını tartışmaya açmaya çalıştık bu sayıda. Queer pedagojiyi literatüre kazandıran pek çok isimden de bu sayımıza destek geldi. 

Donald E. Hall queer pedagojinin, cinsellikleri veya kimlik tanımları ne olursa olsun bütün öğretmenlerce kullanılabilir bir pedagoji olduğunu ve şimdiye kadar ne tür imkânlar yaratabildiğini, yaratacağını anlattı. 

William Pinar “Kabul ediliş yok oluş mudur?" başlığıyla normalleşme üzerine sıcak bir giriş yaptı. 

"Is there a queer pedagogy-- Or, stop reading straight" makalesiyle büyük bir tartışma yaratan Deborah Britzman dergimize 1990’larda kendisini bu makaleyi yazmaya iten koşulları ve sonrasını anlattı. 

Dilek Çankaya "Eleştirel Pedagojiden Queer Pedagojiye: Queer Pedagoji Ne Kadar Mümkün?"

başlığıyla bu seyri bizlere aktarırken Duygu Çavdar ise "Türkiye’de Cinsel Eğitim, Cinsel Toplumsallaşma ve Homofobi"yi anlatıyor. 

Farklı ülkelerde gerçekleşen deneyimlere ayırdığımız bölümde ise"Eğitimdeki Sınırlara Meydan Okumak – Hollanda’daki Cinsel Çeşitliliğe Queer Pedagojik Yaklaşım" makalesiyle İnge Boef’in akıcı bir dille queer pedagoji literatürünü derlemesi dikkat çekiyor. Sophie Aujean ise Portekiz’den Birleşik Krallık’a, İsveç ve daha pek çok ülkeden somut örneklerle alanı tarifliyor. 

Ulrich Klocke ve Sedat Yağcıoğlu ise çalışmalarında okullarda homofobinin azaltılması için yapılabilecek çalışmalara değiniyor. 

Cavanagh’ın ve Malu & Yoan’ın performansları ise queer bir pedagojinin uygulama örneklerine dair yeni fikirler sunuyor. 

Susanne Luhmann ise Rusya’nın propaganda yasasıyla dikkatleri üzerine çeken Soçi Kış Olimpiyatlarının queer pedagoji açısından bir değerlendirmesini yaptı. 

Seher Kırbaş Canikoğlu bizler için Fevziye Sayılan’in editörlüğünde çıkan Toplumsal Cinsiyet ve Eğitim kitabını bu ayki Kütüphane sayfamıza taşıdı. 

Nazar Tüysüzoğlu ise Alev Özkazanç ile Jane Gallop’un Türkçeye yeni çevrilen "Cinsel Tacizle Suçlanan Feminist" isimli kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. 

Yıldız Tar Karin Karakaşlı ile "içine düştüğümüz kimlikler hapishanesi" üzerine söyleşti. 

Adnan Gümüş, Fatma Gök, Erkan Alkan, Aliye Dülger’in de bu sayıya katkıları Türkiye’deki eleştirel pedagoji çalışmaları üzerine neler yapıldığına ve duruma dair önemli çalışmalar olarak öne çıkıyor. 

Ayrıca bu sayıda önemli bir manifesto da yer almakta. Pek çok akademisyenin imzacı olduğu "Devrimci Eleştirel Eğitim Girişimi" başlıklı bu çıkış bildirgesi saraylardaki alternatif eğitime değil sokaklardaki alternatif eğitime emek veren; direnişlerin disiplinlerüstü niteliğine dikkat çekerek burjuvazinin ve akademik kurumlarının bilgisel (epistemik) işbölümünü sorgulayan bir bakış açısından, “merhaba!” diyor. 

Gelecek sayımızın dosya konusu ise "psikanaliz". "Psikanaliz ve queer birbirleriyle nasıl bir ilişki içerisindedir ya da ne tür mesafeleri vardır?" sorusunu tartışmak ve psikanalize getirilen eleştirilerin queer teoriye yansımaları bağlamında tartışmaya açmak istiyoruz. Katkılarınızı 10 Nisan 2014 tarihine kadar editor@kaosgl.org adresine bekliyoruz! 

  

  • DEVRİMCİ ELEŞTİREL EĞİTİM GİRİŞİMİ
  • Eğitim Hakkını Gökkuşağıyla Birlikte Düşünmek
  • Eğitim-Sen’de Gökkuşağı Devrimi
  • QUEER TUVALET HİKAYELERİ
  • RENGARENK ÜNİVERSİTELER İÇİN LGBT DOSTU KAMPÜSLER
  • Sochi (Queer) Pedagojileri
  • Sosyalizasyon (Eğitim) ve Kimlik Teori ve Pratiğindeki Yanlışlar: Tam Başarısız, Eksik Başarılı[1]
  • Türkiye’de Cinsel Eğitim, Cinsel Toplumsallaşma ve Homofobi
  • “Öğretmen sınıfta ya sistemi yeniden üretiyor ya da onu dönüştürüyor”
  • “Prenses Tim” Queer’i Anaokuluna Taşıyor